admin

admin

25 Nisan 2026 Cumartesi

BAŞKAN, MÜDÜRÜ NEDEN EMEKLİ ETMİYOR?

BAŞKAN, MÜDÜRÜ NEDEN EMEKLİ ETMİYOR?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kilimli Belediyesi’nde kulisleri hareketlendiren bir soru giderek daha yüksek sesle soruluyor: Yazı İşleri Müdürü’nün emekliliğine yalnızca bir ay kalmışken neden hâlâ görevde tutuluyor? Üstelik yasal hakkı olan izinlerini dahi kullanmasına müsaade edilmiyor.

İddialara göre, 65 yaş nedeniyle zorunlu emekliliğe ayrılacak olan müdürün yaklaşık iki aylık izin hakkı bulunmasına rağmen bu izinler kullandırılmadı. Belediye koridorlarında ise bu durumun sıradan bir personel meselesi olmadığı konuşuluyor.

Asıl dikkat çeken soru şu: Başkan ile müdür arasında nasıl bir bağ var ki, emekliliğine günler kala dahi makamdan uzaklaşmasına izin verilmiyor?

Belediye çevrelerinde dillendirilen iddialar, bu yakınlığın yalnızca idari bir ilişkiyle açıklanamayacağı yönünde. Müdürün, başkanın perde arkasındaki bazı işlemlerinde kritik rol üstlendiği ve bu nedenle görevden ayrılmasının istenmediği öne sürülüyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, mesele bir personelin izin hakkından çok daha fazlasıdır. Bu tablo, belediye yönetiminde şeffaflık yerine bağlılık esasının öne çıktığını, kurumsal düzen yerine kişisel hesapların belirleyici olduğunu göstermektedir.

Bir kamu kurumunda, emekliliği gelmiş bir müdürün yasal izin hakkını kullanamaması sıradan bir durum değildir. Bu, yönetim anlayışının sorgulanması gereken ciddi bir göstergedir.

Kilimli halkı şimdi şu soruların cevabını bekliyor:

Müdür neden emeklilik öncesi izne çıkarılmadı?
Hangi görev ya da sorumluluk onun makamdan ayrılmasını engelliyor?
Belediye başkanı, kamuoyuna bu konuda açık ve net bir açıklama yapacak mı?

Çünkü suskunluk büyüdükçe, şüpheler de büyüyor.
Ve unutulmamalıdır ki kamu görevleri kişisel sadakatle değil, hukuk ve liyakatle yürütülür.

Devamını Oku

Operasyon Kapıda: Şimdi Dikkat Etmeyen, Sonra Feryat Etmesin!

Operasyon Kapıda: Şimdi Dikkat Etmeyen, Sonra Feryat Etmesin!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Adalet Bakanı Akın Gürlek, “AK Partili belediyelere operasyon yapılmamış olması, yapılmayacağı anlamına gelmiyor. Savcılık, partilere göre hareket etmez” dedi.

Bu çok önemli bir cümle!

O halde biz de bir yerel yayın olarak Adalet ve Kalkınma Partisi’li belediye başkanlarını uyaralım:

Aman ha!

Bu ara çok dikkat edin.

Hani varsa aşk hayatınız, biraz ara verin.
Âlemleri bırakın.
Gizli kaçak et kesimlerini bırakın.
Çekmeye ara verin.
Çevrenize rant sağlamayı bırakın.
Çıkar ve menfaat peşinde koşmayın.
Pudra şekerlerinden uzak durun.
İcbar, irtikap gibi işlere hiç bulaşmayın.
Kimseden para pul istemeyin.
Vatandaşın hakkı neyse onu verin.
Ekstra taleplerde bulunmayın.

Sonra yakalandığınızda ya da bir operasyon yapıldığında şaşkınlık yaşamayın.

Çünkü Bakan Gürlek yakalamasa da; ya biz yakalıyoruz, ya siz zaten kendi kendinizi ele veriyorsunuz.

Birileri çekip yolluyor.
Birileri görüp söylüyor.
Birileri dayanamayıp anlatıyor.

Biz de yazıyoruz.

Sonra ne oluyor?

Elinden emziği alınmış çocuk gibi ağlıyorsunuz.
Arkamızdan konuşuyorsunuz.
Sallıyorsunuz.
İftiraya sarılıyorsunuz.

Ama istediğiniz kadar sallayın.

Biz işimizi yapıyoruz.

Halkı bilgilendiriyoruz.
Gerçekleri yazıyoruz.

Ve evet… bizim yazdığımız gerçekler sizi rahatsız ediyor.

Çünkü işinize gelmiyoruz.

Ama hayat sizin keyfinize göre şekillenmiyor.

Birini yazarsın, diğeri sevinir;
“Az bile yazdın” der, gaz verir.

Ötekini yazarsın, bu kez karşı taraf sevinir;
“Daha çok şeyi var, onları da yaz” der.

Yani bu meslekte kimseye yaranamazsın.

Zaten yaranmak gibi bir derdimiz de yok.

Bizim işimiz alkış toplamak değil; karanlıkta kalanları görünür kılmak.

Aslında biz size düşmanlık etmiyoruz.

Tam tersine…

Rehberlik ediyoruz.

Ama siz, rehberliği tehdit sanacak kadar yolunuzu kaybetmişsiniz.

Bizden uyarılar gelsin de sonra “Bizi hedef alıyorlar, bize saldırıyorlar” diye boş cümlelerle sızlanmayın.

Çünkü gerçek, saldırı değildir.

Gerçek, aynadır.

Ve bazıları aynaya bakınca kendi yüzünden korkar.

Biz kimsenin kalemi olmadık.

Olmayacağız.

Bildiklerimizi yazdık.

Yazacağız.

Doğruyu eğip bükmeden, korkmadan, susmadan.

Bizi satın almaya bugüne kadar kimsenin gücü yetmedi.

Bundan sonra da yetmeyecek.

Çünkü kalemini satanlar günü kurtarır;
ama onurunu koruyanlar tarihe kalır.

Kendinize iyi bakın.

Bakabildiğiniz kadar.

Devamını Oku

KİLİMLİ’DE CHP: TABELA VAR, SİYASET YOK!

KİLİMLİ’DE CHP: TABELA VAR, SİYASET YOK!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

ERDİNÇ KARGIDAN NEDEN SUSUYOR?

Kilimlide Cumhuriyet Halk Partisi İlçe Örgütü için artık yüksek sesle aynı soru soruluyor:
“Bu örgüt sahada mı, yoksa sadece tabelada mı?”

Göreve gelirken iddialı açıklamalar yapan İlçe Başkanı Erdinç Kargıdan, aradan geçen sürede beklenen performansı ortaya koyamadı eleştirilerinin hedefinde. İlçe siyasetinde görünürlük yok denecek kadar az; kamuoyunun gündemindeki başlıklarda ise sessizlik hâkim.

 İDDİALI GELİŞ, SESSİZ KALIŞ

Kargıdan, selefini eleştirerek “daha aktif, daha cesur bir siyaset” vaadiyle göreve gelmişti.
Bugün gelinen noktada ise Kilimli’de konuşulan tablo bambaşka:

  • Güncel yerel sorunlara dair düzenli açıklama yok
  • Sahada görünür faaliyet sınırlı
  • Gündem belirleyen çıkışlar yok

Bu tablo, “iddialı başlangıç, zayıf icraat” eleştirilerini büyütüyor.

KRİTİK SORULAR

Kamuoyunun merak ettiği sorular net:

  • Kilimli’de yaşanan gelişmeler karşısında neden güçlü bir muhalefet dili kurulmadı?
  • İlçe örgütü neden gündem belirlemek yerine gündemi geriden takip ediyor?
  • Verilen sözler neden sahaya yansımıyor?

Bu soruların yanıtı, yalnızca siyasi rekabet için değil, seçmenin güveni açısından da belirleyici.

 SAHADAN YÜKSELEN SES

İlçede giderek yayılan bir kanaat var:
“CHP Kilimli’de etkisizleşiyor.”

Sokakta konuşulan bu algı, parti tabanında da rahatsızlık yaratıyor. Siyaset boşluk kabul etmez; boşluk oluştuğunda güven de erir, etki de.

AÇIK ÇAĞRI

İlçe yönetimi kamuoyunun karşısına çıkmalı,

  • Hangi başlıklarda ne yaptığını,
  • Hangi sorunlara nasıl çözüm ürettiğini,
  • Önümüzdeki dönemin somut planını
    şeffaf biçimde anlatmalıdır.

 SON SÖZ

Siyaset, vaatle değil sahadaki karşılığıyla ölçülür.
Kilimli’de bugün tartışılan şey tam da bu:

“Tabela var… Peki siyaset nerede?”

Devamını Oku

MAKAM ARACI MI, ÖZEL SERVİS Mİ?

MAKAM ARACI MI, ÖZEL SERVİS Mİ?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

KİLİMLİ’DE PLAKA SKANDALI İDDİASI!

Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde gündem sarsıcı iddialarla çalkalanıyor. Kamil Altun hakkında ortaya atılan iddialar, “kamu kaynağı kişisel kullanım için mi seferber ediliyor?” sorusunu gündemin merkezine taşıdı.

İddiaya göre Belediye Başkanı Altun’un makamı için alınan Togg marka araç, sadece temsil amacıyla değil, ailevi kullanım için de devreye sokuldu.

Ancak asıl tartışma yaratan konu bununla sınırlı değil.

 AYNI NUMARA, İKİ FARKLI PLAKA İDDİASI

İddialara göre makam aracına tahsis edilen 67 KB 001 numaralı siyah (resmi) plaka ile birlikte, aynı numarayı taşıyan beyaz (sivil) plaka da hazırlandı.

Ve öne sürülenlere göre;

  • Sabah saatlerinde belediye makam şoförü,
  • Başkanın çocuğunu okula götürürken
     siyah plaka çıkarılıyor, yerine beyaz plaka takılıyor.

Eğer bu iddialar doğruysa, ortada sadece etik değil, ciddi bir kamu zararı ve yetki kötüye kullanımı tartışması var.

KAMU ARACI KİŞİSEL HİZMETE Mİ DÖNÜŞTÜ?

Belediyeye ait bir makam aracının ve belediye personelinin,
kişisel ihtiyaçlar için kullanıldığı iddiası kamuoyunda büyük tepki çekmiş durumda.

Şu sorular artık yüksek sesle soruluyor:

  • Devletin aracı, bir öğrencinin günlük servisine dönüşebilir mi?
  • Kamu personeli, özel işlerde görevlendirilebilir mi?
  • Aynı numaraya sahip iki farklı plaka nasıl ve hangi yetkiyle kullanılır?

YETKİLİLERE AÇIK ÇAĞRI

Bu iddialar doğruysa, bu durum yalnızca yerel değil ulusal ölçekte bir skandala dönüşebilir.

Buradan açık çağrıdır:
İlgili kurumlar, mülki idare ve denetim mekanizmaları bu iddiaları ivedilikle araştırmalı, kamu vicdanını rahatlatacak net bir açıklama yapılmalıdır.

SON SÖZ

Eğer doğruysa…
Bu sadece bir “makam aracı tartışması” değil,
kamu malının kişisel konfora dönüştürülmesidir.

Ve bunun adı hizmet değil,
hesap verilmesi gereken bir durumdur.

Devamını Oku

İDDİALAR, OPERASYONLAR, GÖLGELİ GEÇMİŞ…

İDDİALAR, OPERASYONLAR, GÖLGELİ GEÇMİŞ…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

BU İSİM NASIL YENİDEN KOLTUKTA?

Kamuoyunun hafızası kısa olabilir… ama arşivler konuşuyor.

Kilimli’de belediye başkanlığı yaptığı dönemde adı operasyonlarla, usulsüzlük iddialarıyla ve mahkeme süreçleriyle anılan Dr. Seçkin Özdemir’in yeniden kritik bir göreve getirilmesi, “Bu nasıl mümkün oluyor?” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.

2010 yılında belediyeye ait yüzlerce ton hurdanın satışıyla ilgili başlatılan soruşturmada gözaltılar, tutuklamalar ve mahkeme süreçleri yaşandı. O dönemde Özdemir’in de soruşturma kapsamında adliyeye çağrıldığı ve hatta tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildiği haberleri basına yansıdı.

Seçim sonrası dönemde ise belediyeden eşya ve bilgisayarların çıkarıldığı iddiaları gündeme geldi; polis müdahalesine kadar varan gerginlikler yaşandı.

Bunlar yetmezmiş gibi, görev sonrası yaşanan sert çatışmalar ve adliyeye taşınan olaylar, Özdemir’in ismini uzun süre tartışmaların merkezinde tuttu.

Ve şimdi…

Tüm bu tartışmaların gölgesindeki bir isim,
Büyükçekmece Belediyesi
bünyesinde başkan yardımcılığı koltuğunda.

SORU NET:

  • Bu geçmişe rağmen bu atama kim tarafından, hangi kriterle yapıldı?
  • Kamu vicdanı bu kararı kabul ediyor mu?
  • Liyakat mı, yoksa siyasi sadakat mi kazandı?

Bu ülkede binlerce temiz sicilli, donanımlı insan görev beklerken; hakkında yıllarca tartışmalar çıkan isimlerin yeniden vitrine konması, sadece bir atama değil — bir tercih meselesidir.

Ve o tercih artık kamuoyunun önünde:
Şeffaflık mı? Yoksa görmezden gelme mi?

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.