KİLİMLİ BELEDİYESİ’NDE VATANDAŞIN İSYANI! “ALİ BABAMIZI MUMLE ARAR OLDUK!”

Kibir, ego, kapıdaki sorgu ve duyulmayan vatandaş… Kilimli halkı artık susmuyor!

Biz yazıyoruz, Kilimli halkı konuşuyor! Kilimli’de ve Kilimli Belediyesi’nde yaşananları gündeme taşıdıkça, yıllardır içinde biriktirdiği sorunları dile getirmeye çekinen vatandaşlar artık sesini yükseltmeye başlıyor. Kimi yaşadıklarını anlatıyor, kimi gördüklerini paylaşıyor, kimi de belediyeden beklentilerini dile getiriyor.

Çünkü mesele yalnızca haber yazmak değil; mesele, vatandaşın kendisini nasıl hissettiği, belediyenin kapısından girerken neyle karşılaştığı ve seçtiği yöneticisine ulaşmak için neden bu kadar zorlandığını düşünmek zorunda kaldığıdır.

Kilimli’de yaşananları yazdıkça vatandaşın gözünün açıldığını, insanların bugüne kadar söyleyemediklerini artık bizimle paylaşmaya başladığını görüyoruz. Elbette yazdığımız haberlerin doğruluğunu değerlendirip karar verecek olan Kilimli halkıdır. Bizim görevimiz, vatandaşın sesini duyurmak ve kamuoyunun önüne soru işaretlerini koymaktır.

BAŞKANLIK MAKAMI GÜÇ GÖSTERİSİ DEĞİL, HİZMET MAKAMIDIR!

Bir belediye başkanı düşünün…

Vatandaşın derdini dinlemesi, insanları kucaklaması, sorunlara çözüm üretmesi ve herkese eşit mesafede durması gerekirken; vatandaşın belediyeye ulaşmakta zorlandığı yönünde şikâyetler gündeme geliyor.

Bir belediye başkanı, makamının ağırlığını insanlara hissettirmek için değil, insanların yükünü hafifletmek için orada bulunur. Vatandaşa güven verir, korku değil. Umut verir, hayal kırıklığı değil. Yapamayacağı işin sözünü vermez; verdiği sözün de arkasında durur.

Belediye başkanlığı, yalnızca seçim kazanıp koltuğa oturmak değildir. O koltuğun asıl sahibi millettir!

Vatandaşın iddiasına göre Kilimli’de belediyeye ulaşmak, derdini anlatmak ve bir çözüm bulmak giderek zorlaşıyor. Eğer bir vatandaş, kendi belediyesinin kapısından girerken bile kendisini sorgudan geçiyormuş gibi hissediyorsa burada ciddi bir iletişim sorunu var demektir.

Sayın Başkan, makamın büyüklüğüyle değil, vatandaşa verdiğiniz değerle büyürsünüz!

“BELEDİYEYE GİTMEYE KORKAR OLDUK!”

WhatsApp ihbar hattımıza ulaşan bir Kilimli sakini, belediyede yaşadığını ileri sürdüğü olayı kendi ifadeleriyle anlattı.

Vatandaşın mesajını, anlatımındaki yazım ve ifade özelliklerini koruyarak yayımlıyoruz:

“Kilimli belediyesine gitmeye korkar olduk belediyenin ana kapısından giriyoruz yürüyen merdivenden inerken inmez koridorun sonunda kamil başkanın makam odasinin oradan bir adam buyrun kime gelmiştiniz diye taa ordan soruyor başkana geldim dedim baskan yok zonguldakta toplantıya gitti dedi sessizce geri indim aradan 5 dakika geçmeden kamil başkan belediyeden cikip makam aracına bindi bizim başkanla görüşmemiz icin ne yapmamız lazım belediye zaten aile belediyesi olmus masalarda odalarda çalışanlar bos bos oturuyor ellerinde cay ve telefon kimisi oje sürüyor ve kimse yüzünüze bakmiyor o kadar cok boşta oturan varki bizim çocuklarımız gençlerimiz işsiz is icin gittim cocuk icin dediki muslu belediyesine git gercekten yemin ederim ali babamızı mumla arıyoruz o bizim başkanımız değildi o bizim ali babamızdi cok yardımını cok desteğini gordum allah ondan bin kere razı olsun ali baba geri dönsün biz ali babamızı cok seviyoruz her an her saat odasina konuşmaya giderdik hic bir isteğimizi geri çevirmedi kilimli belediyesine adım atar atmaz sorgudan geçiyoruz sanki külliyeye giriyoruz”

Bu sözler bir vatandaşın iddiası ve kişisel değerlendirmesidir. Ancak anlattıkları, üzerinde durulması gereken önemli soruları da beraberinde getiriyor.

BEŞ DAKİKALIK SORU İŞARETİ!

Vatandaş, belediyeye gittiğinde kendisine Belediye Başkanı Kamil Altun’un Zonguldak’ta bir toplantıda olduğunun söylendiğini, sessizce geri döndüğünü ve yaklaşık beş dakika sonra başkanın belediyeden makam aracıyla ayrıldığını gördüğünü ileri sürüyor.

Şimdi soruyoruz:

Vatandaş başkanla görüşmek istediğinde nasıl bir yol izlemeli? Makam odasına ulaşmak neden bu kadar zor hissediliyor? Vatandaşın görüşme talebi nasıl değerlendiriliyor? Belediyede vatandaşla iletişimi sağlayan sistem gerçekten yeterince işliyor mu?

Elbette tek bir vatandaşın anlatımıyla kesin hüküm verilemez. Başkanın programı ve olayın diğer ayrıntıları da açıklığa kavuşturulmalıdır. Ancak bu iddia bile belediyenin vatandaşla iletişim konusunda kamuoyuna açıklama yapmasını gerektiren sorular doğuruyor.

Çünkü belediye, vatandaşa kapılarını açmak zorundadır. Vatandaşın seçtiği başkana ulaşabilmesi bir lütuf değil, demokratik yönetim anlayışının gereğidir.

BELEDİYE HİZMET YERİ Mİ, YOKSA VATANDAŞIN KENDİNİ YABANCI HİSSETTİĞİ BİR KURUM MU?

İhbar hattımıza ulaşan vatandaş, belediyedeki bazı çalışanların telefon ve çayla vakit geçirdiğini, kendisiyle ilgilenilmediğini ve iş talebiyle başvurduğunda çocuğu için başka bir belediyeye yönlendirildiğini iddia ediyor.

Bu iddialar araştırılmalı, belediye yönetimi tarafından yanıtlanmalı ve varsa sorunlar giderilmelidir.

Kamu kurumlarında çalışan herkesin emeğine saygımız var. Ancak kamu hizmeti söz konusu olduğunda vatandaşın karşısında güler yüz, ilgi ve çözüm bulma sorumluluğu bulunur. Hiç kimse bir vatandaşın şikâyetini küçümseyemez; hiç kimse kendisine başvuran insanı başından savmayı normal göremez.

Kilimli’de iş bekleyen gençler, geçim derdindeki aileler, çocuğuna iş arayan anne babalar var. Bu insanların beklentisi ayrıcalık değil; dinlenmek, doğru yönlendirilmek ve adil davranılmasıdır.

Belediyede gerçekten ihtiyaçtan fazla personel bulunduğu veya çalışanların görevlerini yerine getirmediği yönündeki iddialar varsa bunlar da somut verilerle incelenmelidir. Kamu kaynakları, kişisel yakınlıkların değil, halkın ihtiyaçlarının hizmetinde olmalıdır.

“ALİ BABAMIZI MUMLA ARIYORUZ!”

Vatandaşın mesajındaki en dikkat çekici bölüm, geçmiş dönem Belediye Başkanı Ali Aslankılıç’a ilişkin sözleri…

“Ali babamızı mumla arıyoruz” diyor.

Bu sözler, geçmiş dönemin her yönüyle kusursuz olduğu anlamına gelmez. Her dönemin eksikleri, yanlışları ve eleştirilecek uygulamaları olabilir. Ancak bir vatandaşın eski belediye başkanını özlemle anması, bugünkü yönetimden beklediği ilgiyi göremediğini düşündüğünü gösteriyor.

Vatandaşın anlattığına göre Ali Aslankılıç döneminde belediye başkanının odasına gidip derdini anlatabiliyor, taleplerini iletebiliyor ve kendisini daha yakın hissedebiliyordu.

Bugün ise aynı vatandaş, belediyenin kapısından adım atar atmaz sorgudan geçiyormuş gibi hissettiğini söylüyor.

İşte asıl üzerinde düşünülmesi gereken nokta budur!

Bir belediye yönetimi, kendisinden önceki dönemle kıyaslanmaktan rahatsız olmak yerine, vatandaşın neden böyle düşündüğünü sorgulamalıdır. Çünkü halkın hafızası vardır. İnsanlar kendilerine nasıl davranıldığını, kimin kendilerini dinlediğini ve kimin sorunlarına çözüm aradığını unutmaz.

SAYIN KAMİL ALTUN, KİMLİĞİNİZİ MAKAMINIZ DEĞİL, HALKIN MEMNUNİYETİ BELİRLER!

Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’a açıkça soruyoruz:

Vatandaş belediyeye geldiğinde neden kendisini rahatça ifade edemediğini düşünüyor?

Başkanla görüşmek isteyen vatandaşlar için işleyen, şeffaf ve ulaşılabilir bir sistem var mı?

İş arayan gençler ve aileleri belediyeye başvurduğunda nasıl bir yol izleniyor?

Vatandaşların belediyedeki hizmet anlayışına ilişkin şikâyetleri neden gündeme geliyor?

Bunlar düşmanlık soruları değil, kamu adına sorulması gereken sorulardır.

Bir belediye başkanının görevi yalnızca kendi partililerine, yakın çevresine veya kendisini destekleyenlere hizmet etmek değildir. Her vatandaşın belediye başkanından eşit ilgi bekleme hakkı vardır. Kimse siyasi görüşü, tanıdığı olup olmaması veya kime oy verdiği nedeniyle ikinci sınıf vatandaş muamelesi gördüğünü düşünmemelidir.

Sayın Başkan, biraz daha az ego, biraz daha az kibir; biraz daha fazla tevazu, biraz daha fazla vatandaş sevgisi… Kilimli’nin ihtiyacı tam da budur!

Makam koltuğunda oturmak insanı halktan üstün yapmaz. Aksine, halkın karşısında daha fazla sorumluluk sahibi yapar. Belediye başkanlığı bir güç gösterisi değil, hizmet sınavıdır. O sınavın sonucunu da ne alkışlayanlar ne de sosyal medyadaki destekçiler belirler; sandıkta ve günlük yaşamında hizmeti değerlendiren vatandaş belirler.

SON SÖZ: KİLİMLİ HALKI HER ŞEYİ GÖRÜYOR, HER ŞEYİ DEĞERLENDİRİYOR!

Biz Kilimli’de yaşananları yazmaya, vatandaşın sesini duyurmaya ve kamuoyunun merak ettiği soruları sormaya devam edeceğiz.

Bizi kimin sevdiği, kimin eleştirdiği ya da kimin rahatsız olduğu değil; ortaya koyduğumuz iddiaların belgeleri, gerçekler ve kamu yararı ilgilendirir.

Ancak bir konunun da altını çizelim: İhbar hattımıza gelen her mesajı mutlak gerçek olarak sunmak yerine, iddiaları araştırmak, ilgili taraflara söz hakkı vermek ve doğrulanabilen bilgileri kamuoyuyla paylaşmak gazeteciliğin sorumluluğudur. Bu nedenle Kilimli Belediye Başkanı Kamil Altun’un ve belediye yönetiminin de vatandaşın anlattıklarına ilişkin açıklama yapmasını bekliyoruz.

Çünkü bu ilçe kimsenin şahsi mülkü değildir. Belediye hiçbir kişinin, ailenin ya da siyasi grubun değil, Kilimli halkının belediyesidir.

Kilimli halkı artık konuşuyor. Peki, belediye yönetimi bu sesi duyacak mı?

Karar sizin, değerli Kilimli halkı!

Benzer Videolar